Çıplak şehir
Çıkrıkçılar yokuşundan çıkıyorum yalıyor sırtımı Kasım'ın güneşi çıkarken seviyorum gülümsemesini gülümsedim mi anlam kazanıyor insanlar anlam kazanıyorlar hep birlikte perdelik kumaşlar atletler fanilalar seyyarlığı iş edinen dantelli kilotlar bakıyor Ahi İş Merkezi' nde koltuk değnekleri olan adam gelişimi karşılıyor biraz utangaç biraz çekingen taş yapılar sıçrıyorlar antika şişeler renkli bardaklar işçiliksiz çerçevelerde özensiz resimler oysa az önce Ulus Heykeli'nin oradaydım şehrin en işlek göbeğinde aydınlık vakti pazarlık kesiyorlardı fahişeler koltuk değnekleri olan adam sanki oyum yok diyor ve anlıyorum ki çekimser usta diyor bu gün olmaz yarın gel ulan diyorum senin makineni sülaleni kim s.ker Ahi İş Merkezi'nden ben çıkarken kapıdan giriyorlar yoksul kılıklı seks seks inleyen kadın türistler bir zamanlar Anafarta Destanı'nı yazanların şehrinde Anafartalar Caddesi' nde dümdüz edilen Kerhanenin hüzünleri karın tokluğuna kırmızı kırmızı iş beklemekteler iniyorum Çıkrıkçılar yokuşundan aynen dediğin gibi kafam bozuk gülümsemelerim akıyor Arnavut taşlarının arasından gülümsemelerim kan renginde oluk oluk yetmiyor Erzurumlu Kehribar Tesbih işlemecisine evdeki karı yetmiyor para kazandıkça ve illa ki doyuracak açlığını Tayland'lı güzellere yalatacak azgınlaşmış t.şşağını bu arada değişim rüzgârları dolaşıyor Sosyal Demokratlarda Tayland nere İlk Meclis Binası nere ama kaldırımları aynı azgın erkekler azgın kadınlar gezindikçe kim takar sınırını evet kafam bozuk kanım akıyor bu şehirde oluk oluk hangi destandan hangi tarihten konuşalım şehrin en işlek caddesinde hangi şiirleri yazalım ya da hangi aşkın masumluğunda göz göze diz dize bir kıyı da oturup sessizce birbirimiz için yanalım Necmi Dayan
| |
| Просмотров: 1352 | |