Приветствую Вас, Гость! Регистрация RSS

Турецкие Стихи

Пятница, 03.04.2026

Şairin penceresinden…
yağmurla biz sevgiliyiz 
rüzgarı da çok severiz 
arada bir sokağa çıkar 
akşama dek gezeriz 
söylemesi ayıp dostlar 
üçümüz de biraz deliyiz 
sokaklar hep sessiz 
ve de kimsesiz 

bir gün dedim ki rüzgara 
hep gezer olduk yan yana 
bırak ta bizi bir başımıza 
sevişelim onunla tenhada 

acaba 
anladı mı beni rüzgar 
gelmez oldu mektuplar 
ve görünmez oldu rüzgar 
sordum güneşe nerde o, yar 
tanımam dedi kim onlar 
benim komşum yıldızlar 

sonra bir gün 
kapımı çaldı sert rüzgar 
tanımadım kolunda yar 
bakma dedi bize öyle bekar 
evlendik biz geçen bahar 
kar yağdı benim başıma 

anladım 
olmalı koca bir yürekte 
hem kapı hem pencere 
bakmalı önce pencereden 
açmalı kapıyı görerekten 
ve sokağa çıkmalı bilerekten 

ne oldu peki 
hasta oldum düştüm yatağa 
çıkmadım bir daha sokağa 
ışıltılar içinde bir doktor 
baktı bana dedi durum fena 
kağıdın bembeyaz yüzün sarı 
sana mavi ve yeşil yazmalı 
aç pencereni kapını 
kuşlar getirecek sana ilacını 

ya sonra 
zamanı gelir elbet beklersen 
ruhunu güneş ile beslersen 
meğer 
bütün şehvetini doyurmuş 
ruhuyla bir başına kalınca 
sağ olsun beni çok anmış 
başlamış ağlamaya 
ğ 

sandı ki 
lale sümbül mor menekşe 
döşetince dağları ovaları 
bülbül olup onu anacağım 
bağda üzüm dalda kayısı 
tadında şarkılar sunacağım 
yüreğimi koydum eleğe 
dokunmadım bir tek çiçeğe 
yağmura dedim ki gülerek 
rüzgar çiçek topluyormuş 
bu ara her kime dokunduysa 
pişmanmış halinden bin kere 

o ve rüzgar silindi hatıramdan 
şairliğim ibaretti kuru bir candan 
bir tek dostum kaldı sımsıcak 
sevgimi ve kederimi anlayacak 
belki 
sıkıldım bir zaman sıcaklığından 
dünyaya olan inancı, kararlılığından 
lakin asla almadım yüzümü ondan 

senin varlığın güne eş 
ruhumu da ısıt ey güneş 


ahım tutmuş 
rüzgar olmuş daha beter 
yerlerde bastonla gezer 
yağmur ağlamaktan bitap 
ç 
vakitlerden bir akşam 
dolanıyorum sokakta 
dudaklarımda bir şarkı 
bilmem kimdir aklımda 
belli belirsiz bir güzel 
görünüverdi 
bembeyaz karşımda 
işte dedim benim tacım 
karanlıklarda muhtacım 

yazdım iki satır ona 
okudum avazım çıktığınca 

bir dağ köyüdür akşam puslu 
pencereden bakarım bir ahu 
ışıltılar içinde bembeyaz su 
dağlar halaylı gelişine mutlu 
kurtlar vurgun güzelliği ulu 
bense daha ergenim uğultulu 
sorar durdum kendime 
kim bu karanlıktaki puhu 

neyse 
akşamları görüşür olduk çokça 
koklaşamadık inanız ki doyunca 
tam anlatacağım her şeyi ona 
görünüverirdi dostum bir anda 
ona dedim ki bu ne ya 
umudumu sakladım 13.aya 
alamadım muradımı doyunca 

ne yazık 
kaybettim kadim dostumu 
gün be gün dünyam soldu 
ve evren 
ben hariç herkese boldu 
ben liman sevdiklerim gemi 
bekle dur kıyıda bir sevgili 
bir daha dönmedi gececi 


meğer 
iki aşıklarmış evvelden 
dönmek istemiş de yeniden 
tan olmuş onu beklemekten 
ne öğüt düşer bana bu işten 
galiba kullanıldım ben yeniden 

ruhunu almadın mı bu hayattan 
bıkmadın mı hala anlatmaktan 
derseniz eğer 
hayır bakıyorum pencereden 
uygun vakitler sokağa inerekten 
havasını soluyorum yürekten 
dün yakındığım yağmur ve rüzgar 
yine düşmüşler sokağa, soytarılar 
bir görün a be dostlar kavgalılar 
savaş alanına dönmüş sokaklar 
hiç şaşırmadım 
ve adımımı da dışarı atmadım 
karı koca kavgası bu anladım
 
Atakan Yusufoğlu
Категория: Турецкие стихи (Türk şiiri) (15.11.2013)
Просмотров: 1058 | Рейтинг: 5.0/1